Türkgücü Forum


 
AnasayfaSSSKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şair Nabi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Şair Nabi   Cuma Mayıs 02 2008, 01:18

Şair Nabi

Şair Nabi, zamanın paşalarından birinin iltifatına mazhar olur ve beraberce
hacca giderler. O devirlerde hacca deve ile gidilir. Develerin sırtına yüklenen
mahmil ismi verilen, iki kişinin rahatça yolculuk edebileceği bir semer vardır.


Nabi
ile Paşa da böyle bir deve de yolculuk ederler. Nihayet bir seher vaktinde
Medine topraklarına girerler. Nabi, Peygamberin kabrini ziyaret edeceğim diye
heyecanlanır, mahmilin öbür tarafında ise Paşa yatmış uyuyor. Bu durum Nabi' yi
mütessir eder.


"İki
cihan güneşi bulunduğu topraklara geldik. Biraz sonra Medine şehrine gireceğiz.
Böyle yatmak hiç münasip olur mu?" diye düşünür ve bu heyecanla dudaklarından şu
mısralar dökülür.


Sakın
terk-i edebten kuy-ı mahbub-ı hudadır bu Nazargahı ilahidir, makamı Mustafa' dır
bu...


Nabi
farkında olmayarak bu mısraları birkaç kere tekrarlar. Her tekrar edişte sesi
biraz yükselir. Ve nihayet öbür tarafta uyumakta olan Padişah uyanır.


-Nabi
ne oldu, ne söylüyorsun, der. Nabi de :


-
Efendim, Peygamberimizin kabr-i sadetlerinin bulunduğu Medine şehrine geldik de,
bazı şeyler hatırladım, bunları söyledim. Paşa da Nabi' nin heyecanına katılır.
Abdest alıp yay olarak Medine sokaklarında Ravza-i Mutahhara'ya doğru yürürler.
Bu esnada kulaklarına bir ses gelir. Durup dinlerler.


Gelen
ses Mescid-i Nebevi'nin minarelerinden yükseliyor. Sesi dikkatle dinleyince,
biraz evvel Nabi' nin söylediği mısraların müezzin tarafından okunduğu
anlaşılır. İyice duygulanırlar. Paşa Nabi'ye şöyle seslenir.


-Nabi
bu hal nedir? Nabi de:



-Bilmiyorum, der.


Her
ikisi de sükût ederler ve beraberce minarenin kapısına girerler. Müezzin
minareden inmesini beklerler. Müezzin inince:


-O
söylediklerin ne idi, onları ne için söyledin, sebebi nedir, diye sorarlar.
Fakat müezzin bir türlü söylemez. Ne kadar ısrar ederse de ,



"Söylemem, kafamı kesseniz de söylemem!" deyince:


-Ama,
der Nabi, Bunları biraz önce ben söyledim. Sana kim söyledi. Bu sefer müezzinin
tavrı ve şekli değişir heyecanla:


-Senin
ismin Nabi mi? der. Evet cevabını alınca müezzin Nabi'nin ellerine, Nabi de
müezzinin boynuna sarılır. Bu dehşetli manzarayı seyreden Paşa, dayanamayıp:



-Nereden bildin bunun isminin Nabi olduğunu, Allah aşkına söyle, der. Müezzin
rüyasını anlatır.



-Efendim, akşam abdestli olarak yatmıştım. Biraz evvel Peygamberimizi rüyamda
gördüm. Ya müezzin kalk yatma. Benim aşıklarımdan biri benim kabrimi ziyarete
geliyor. Şu cümlelerle minareden onu istikbal et, dedi. Ben de hemen kalktım.
Abdest aldım. Peygamberimizin iltifatına mazhar olan aşık kimdir diye düşünerek
minareye koştum
.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şair Nabi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkgücü Forum :: ..::..Rüyaya Dahil Hersey..::..-
Buraya geçin: