Türkgücü Forum


 
AnasayfaSSSKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hz. Yusufun Rüyası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Hz. Yusufun Rüyası   Cuma Mayıs 02 2008, 01:17

Hz. Yusufun Rüyası



Hz.Yusuf'un kaderinde önce öldürülmesinin planlanması, sonra da vazgeçilip
kuyuya atılması vardır. Yoksa yanlış kader anlayışında olduğu gibi, kaderin
değişmesi, gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Hazreti Yusuf Peygamberin
kaderi tüm bu ayrıntılarla beraber yaratılmıştır.

Hazreti Yusuf Peygamber daha çocukken bir rüya görmüş ve rüyasının yorumunu babasına
sormuştur. Babası Yakup Peygamber ise Hz. Yusuf'un rüyasıyla ilgili yorum yapmış
ve onu güzel haberlerle müjdelemiştir. Ancak bununla birlikte rüyasını diğer
kardeşlerine anlatmaması konusunda kendisini uyarmıştır. Bu olay Kuran'da şu
şekilde bildirilir:

“Hz. Yusuf babasına: Babacığım, gerçekten ben "rüyamda" on bir yıldız,
Güneş'i ve Ay'ı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm demişti. (Babası)
Demişti ki: Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar.
Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır. Böylece Rabbin seni seçkin
kılacak...”
(Yusuf Suresi, 4–6)

Yusuf Peygamber babasına rüyasını anlattığında, babasının rüyasını kardeşlerine
anlatmaması konusunda onu uyarmasının sebebi, kardeşlerinin güven vermeyen
tavırlarıydı. Yakup Peygamber ilim sahibi, ferasetli bir insan olduğu için
oğullarının fitne çıkarmaya müsait olan karakterlerinin ve kıskanç yapılarının
farkındaydı. Onları çok iyi tanıdığı için Hz. Yusuf'a tuzak kurabileceklerini de
tahmin etmekteydi. Bu nedenle Hz. Yakup şeytanın düşmanlığına dikkat çekmiş, Hz.
Yusuf'a temkinli olmasını öğütlemiştir.

Hz. Yusuf'un Kardeşlerinin Tuzak Kurması

Yakup Peygamber Hz. Yusuf'u uyarmakta haklıydı, çünkü kardeşleri onu ve küçük
erkek kardeşlerini babalarından kıskanmaktaydılar. İçlerindeki bu kıskançlık
öylesine şiddetliydi ki, onları Hz. Yusuf'a tuzak kurmaya kadar götürdü. Bu da
Hz. Yusuf'un kardeşlerinin İslam ahlakından uzak olduklarının ve mümin karakteri
sergilemediklerinin bir diğer göstergesidir. Onların kurdukları bu tuzak ve
Yusuf Peygambere yaptıkları Kuran'da şöyle anlatılır:

"Onlar şöyle demişti: Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa
ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir
şaşkınlık içindedir. Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın
yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.

(Yusuf Suresi, 8–9)

Ayetlerden açıkça anlaşıldığı gibi, kardeşlerinin Hz. Yusuf'a tuzak
kurmalarındaki en büyük etken kıskançlıktı. Babalarının Hz. Yusuf'u ve kardeşini
daha çok seviyor olduğunu düşünmeleri onları bu kıskançlığa itmekteydi. Yalnızca
kendilerine yönelik bir sevgi istiyorlar, kendilerinin sayıca çok oluşları ve
birbirlerini pekiştirmeleri nedeniyle sevgiye daha çok hak sahibi olduklarını
düşünüyorlardı.

Elbette ki bu, son derece çarpık bir mantıktır. Çünkü Kuran'a göre müminlerin
birbirlerini sevmedeki tek ölçüleri takvadır. Kim takvaca üstünse, kim Allah'tan
daha çok korkuyor ve O'nun sınırlarını en titiz biçimde koruyorsa, kim en güzel
ahlakı gösteriyorsa müminler doğal olarak en çok o kişiyi severler. Açıktır ki,
Yakup Peygamber de oğullarına sevgi yöneltirken bunu ölçü almıştır. Hz. Yusuf
diğer oğullarından çok daha takva ve güzel ahlaklı olduğu için, bu durumda onu
en çok sevmesi son derece doğaldır. Fakat Hz. Yusuf'un kardeşleri bu bakış
açısına sahip olmadıkları için, babalarının Hz. Yusuf'a ve kardeşine olan
sevgisini de anlayamamışlardır. Bu da onların dinden uzak karakterlerinin önemli
bir göstergesidir.

Dikkat çeken ayrı bir yönleri de, babaları hakkında kullandıkları saygısız
üsluptur. Babaları üstün bir akıl ve feraset (anlayış) sahibi seçkin bir
peygamber olmasına rağmen onlar Hz. Yusuf'a ve kardeşine olan sevgisinden ötürü
babalarının "şaşkınlık içinde" olduğunu iddia etmekteydiler. Bir peygambere
karşı böyle saygısız bir üslup kullanmaları da onların imani zayıflıklarını
göstermektedir. Onların Allah korkularının zayıf olduğunu anlamak için kuvvetli
bir delil daha vardır: Hz. Yusuf'u öldürmek istemeleri... Allah'tan korkan,
ahirette hesap vereceğine inanan, Allah'ın her an kendisini işittiğini ve
gördüğünü bilen bir insanın Allah'ın haram kıldığı böyle bir fiile yanaşmayacağı
ve hatta aklından dahi geçirmeyeceği son derece açıktır. Ancak bu kişiler
babalarının kendilerini sevmesini sağlamak ya da kıskançlık duygularının neden
olduğu öfkelerini dindirmek için, çözümü Hz. Yusuf'u öldürmekte ya da bir yere
atıp bırakmakta bulmuşlardır.

Öldürmek zaten haramdır, ancak küçük yaşta bir çocuğu bir yere atıp bırakmak da
çok vicdansızca bir harekettir. Bunu yapmayı düşünebilen insanlarda vicdan,
merhamet gibi duyguların bulunmadığı son derece açıktır. Görüldüğü gibi, Hz.
Yusuf'un kardeşleri acımasız ve zalimdirler.

Üstelik mantık örgüleri de çok bozuktur. Hz. Yusuf'a böyle bir kötülük yapıp,
harama girdikten sonra hala "salihlerden olmayı" ummaktadırlar. Elbette ki, bir
insan bir kötülük işledikten sonra Allah'tan samimi bağışlanma isterse,
düzelmeyi ve salihlerden olmayı umabilir. Fakat bu kişiler yaptıklarının yanlış
olduğunu bile bile, önce kötü bir amel işleyip, sonra da salihlerden olmayı
planlamaktaydılar. İşte bu, onların sağlıklı bir muhakeme yeteneğine ve mümin
karakterine sahip olmadıklarının bir başka delilidir.

Ayetin devamında en zor anında Allah'ın Hz. Yusuf'a yardım ettiği, içlerinden
birine onu öldürmek yerine kuyuya atma fikrini ilham ettiği haber verilir:

"İçlerinden bir sözcü dedi ki: Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız,
öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi
alsın.
(Yusuf Suresi, 10)

Görüldüğü gibi, her ne kadar kardeşleri Hz. Yusuf'a tuzak kurarlarsa kursunlar,
aslında Yusuf Peygamber Allah'ın kendisi için belirlediği kaderi yaşamaktadır.
Kimse kendisi için belirlenen kaderin dışına çıkamaz. Allah daha Hz. Yusuf
doğmadan çok önce bu kaderi yaratmıştır, Yusuf Peygamber de bu kaderi aynen
yaşamıştır.

Bu arada bir konuyu daha hatırlatmak gerekir ki, Hz. Yusuf'un ölümünü
engelleyen, onu kuyuya atma fikrini getirerek yaşamasını sağlayan kardeşi değil,
Allah'tır. Allah dilemese Hz. Yusuf'un kardeşi onu kuyuya atma fikrini düşünemez
ve böyle bir fikir veremezdi. Ancak Hz. Yusuf'un kaderinde önce öldürülmesinin
planlanması, sonra da vazgeçilip kuyuya atılması vardır. Bundan dolayı kardeşi
böyle bir fikirle gelmiştir. Yoksa yanlış kader anlayışında olduğu gibi kaderin
değişmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Yusuf Peygamberin
kaderi tüm bu ayrıntılarla beraber yaratılmıştır. Kardeşlerinin onu
öldürmemeleri de onların bozulmuş bir planıdır. Ancak o planı da en baştan
bozulmuş olarak yaratan Allah'tır.

Nitekim Allah bu planı, o daha henüz çocuk yaşta iken, gördüğü rüya aracılığıyla
Hz. Yusuf'a bildirmiştir. Hz. Yusuf'un hayatı da, Allah'ın bildirdiği bu rüyayı
doğrulayacak şekilde gelişmiştir. Allah kimi zaman dilediği kullarına bu şekilde
gaybı haber verebilir. Peygamberimiz Hz. Muhammed'e de (sav), Mekke'yi fethedip
orada müminlerle birlikte güven içinde hac yapacağını bir rüya aracılığıyla
bildirmiştir. Bu konudaki ayette şöyle buyrulmaktadır:

"Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah
dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş,
(kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin
bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı."

(Fetih Suresi, 27)

Allah'ın gaybı bildirmesinin ve olayların da tam bu şekilde gerçekleşmesinin
sırrı, bizim için "gayb" olan herşeyin, Allah katında ezelde tespit edilmiş,
yaşanmış ve bitmiş olmasıdır. Gayb insanlar için vardır. Zamandan ve mekandan
münezzeh olan Allah ise herşeyi yaratan ve bilendir. Tüm zamanı ve tarihi de,
tek bir an olarak yaratmıştır.

Yaşanan herşey Allah'ın dilediği şekilde meydana gelir. Ve her birinde müminler
için hayır ve güzellikler vardır. Yaşanılan ve sabır gösterilen her zorluğun
ardından, Allah dünyada ferahlık ve nimet, ahirette ise sevap ve mükafat verir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hz. Yusufun Rüyası
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» jangeumun rüyaları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkgücü Forum :: ..::..Rüyaya Dahil Hersey..::..-
Buraya geçin: